Bacaklarınızda dışarıdan görünen hiçbir damar genişlemesi olmamasına rağmen, gün sonunda dayanılmaz ağrılar, kramplar, şişlikler ve yorgunluk hissi mi yaşıyorsunuz? Eğer cevabınız "evet" ise, halk arasında gizli varis olarak da bilinen iç varis problemi ile karşı karşıya olabilirsiniz.
Pek çok hasta, varis hastalığını sadece cilt yüzeyinde beliren mor, yeşil veya kabarık damarlar olarak düşünür. Ancak varis, her zaman gözle görülür bir belirti vermez. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Okutan, hastaların en sık sorduğu ve çoğu zaman geç teşhis edilen bu sinsi hastalık hakkında bilmeniz gereken tüm detayları, tedavi yöntemlerini ve merak edilenleri bu kapsamlı rehberde bir araya getiriyor.

İç varis (Gizli varis) nedir?
“İç varis nedir?” sorusunun tıbbi literatürdeki en net karşılığı; bacağın derinlerinde veya cilt altına daha uzak bölgelerinde yer alan ana toplardamarlardaki (özellikle Vena Safena Magna ve derin venler) kapakçık yetmezliğidir.
Toplardamarlarımız, kirli kanı yerçekiminin aksine, aşağıdan yukarıya (kalbe doğru) taşımakla görevlidir. Bu damarların içinde, kanın geri kaçmasını (aşağıya doğru göllenmesini) engelleyen tek yönlü çalışan küçük kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıkların yapısının bozulması ve tam kapanamaması sonucunda kan bacaklarda göllenir. Eğer bu göllenme ve damar genişlemesi cilt yüzeyindeki kılcal veya orta boy damarlarda değil de bacağın iç kısımlarındaki ana damarlarda oluyorsa, buna iç varis veya gizli varis adı verilir.
Vena Safena Magna nedir?
İç varis konusunu araştıran hastalarımın sıklıkla karşılaştığı bir terim de Vena Safena Magna'dır. Vena safena magna nedir? Bu damar, ayak bileğinden başlayıp kasığa kadar uzanan, vücudumuzun en uzun yüzeysel toplardamarıdır. Çoğu "iç damar varisi" vakasında temel problem, kasık bölgesinde bu damarın derin damar sistemine döküldüğü noktadaki kapakçıkların bozulmasıdır. Hastalık bu ana damarda başladığı için dışarıdan hemen fark edilmez, ancak bacakta ciddi bir basınç ve ağrı yaratır.
Yüzeysel varis ile iç varis (Gizli varis) arasındaki farklar nelerdir?
Hastaların yüzeysel varis ile iç varis farkların daha iyi anlayabilmesi için iki vakayı şu tablo ile karşılaştırabiliriz:
| Özellik | Yüzeysel (Dış) Varis | İç Varis (Gizli Varis) |
| Görünüm | Cilt yüzeyinde mor/mavi, kabarık damarlar belirgindir. | Dışarıdan görünür bir damar genişlemesi yoktur veya çok azdır. |
| Ağrı tipi | Bölgesel sızlama ve hassasiyet görülür. | Bacakta derin bir sızlama, dolgunluk ve basınç hissi hakimdir. |
| Fark edilebilirlik | Hasta tarafından gözle kolayca teşhis edilebilir. | Sadece uzman bir hekim ve Venöz Doppler Ultrason ile teşhis edilebilir. |
| Şişlik (ödem) | Genellikle hafiftir. | Özellikle ayak bileklerinde daha belirgin şişlik (ödem) yapar. |
Bacakta iç varis neden olur?
Hastaların, "Hocam, bacaklarımda hiç damar yok ama neden bu kadar ağrım var? Bende iç varis olabilir mi? İç varis neden olur?" gibi sorularla kalp ve damar cerrahisi uzmanlarına başvurdukları olur. Bu şekildeki bacak ağrısı yakınmalarına gerçekten de iç varis kaynaklık ediyor olabilir. Bacakta iç varis oluşumuna zemin hazırlayan temel faktörler şunlardır:
- Genetik yatkınlık: Ailesinde varis veya damar yetmezliği öyküsü olan kişilerde iç varis görülme riski çok daha yüksektir.
- Hareketsiz yaşam ve mesleki faktörler: Masa başında sürekli oturarak çalışanlar veya öğretmen, kuaför, cerrah gibi sürekli ayakta sabit duran kişiler büyük risk altındadır. Baldır kaslarının çalışmaması, kanın kalbe pompalanmasını zorlaştırır.
- Hamilelik: Gebelik döneminde değişen hormonlar (özellikle progesteron) damar duvarlarını gevşetir. Ayrıca büyüyen rahim, karın içi basıncını artırarak bacak damarlarına baskı yapar ve gizli varis oluşumunu tetikler.
- Aşırı kilo (obezite): Vücut ağırlığının artması, bacaklardaki toplardamarların üzerine binen yükü doğrudan artırarak kapakçıkların bozulmasına yol açar.
- İleri yaş: Yaş ilerledikçe damar elastikiyeti azalır ve kapakçıklarda yıpranma meydana gelir.
İç varis belirtileri (gizli varis belirtileri) nelerdir?
İç varis belirtileri, hastalığın dışarıdan görünmemesi nedeniyle sıklıkla romatizma, kas ağrısı veya yorgunluk ile karıştırılır. Bu durum tanının gecikmesine sebep olur. Gizli varis belirtileri ve hastaların günlük hayatta yaşadığı şikayetler temel olarak şunlardır:
- Kronik bacak ağrısı ve yorgunluk: Özellikle günün ilerleyen saatlerinde, akşama doğru artan ve bacağı yukarı kaldırmakla hafifleyen derin bir yorgunluk hissi.
- Bacaklarda şişlik (ödem): Akşam saatlerinde ayak bileklerinde ve baldırda çorap lastiğinin iz yapması şeklinde kendini gösteren şişlik.
- Gece krampları: Uykudan uyandıran ve baldır kaslarına giren şiddetli bacak krampları.
- Huzursuz bacak sendromu benzeri şikayetler: Otururken veya yatarken bacakları sürekli hareket ettirme isteği, uyuşma ve karıncalanma hissi.
- Bacakta ısı artışı ve yanma: Bacağın iç kısımlarında, özellikle ayak tabanlarında ve baldırda sıcaklık hissi.
- Cilt değişiklikleri (ileri evrelerde): Hastalık tedavi edilmezse, yıllar içinde ayak bileği çevresinde ciltte kahverengi/mor renk değişiklikleri, sertleşme ve kuruma başlar.
İç varis ağrısı nasıl olur?
En çok merak edilen sorulardan biri de "iç varis ağrısı nasıl olur?" sorusudur. İç varis ağrısı, yüzeysel bir sızıdan ziyade; bacağın içine adeta "kurşun dökülmüş" gibi ağırlaşma, dolgunluk ve zonklama hissi yaratır. Hastalar bu durumu genellikle "Bacaklarım kendi bedenime ağır geliyor" şeklinde tarif ederler. Ağrı sabahları uyanıldığında (bacaklar yatay pozisyonda dinlendiği için) genellikle yoktur veya çok azdır; ancak kişi ayağa kalkıp günlük rutinine başladıkça, öğleden sonra ve akşam saatlerinde zirveye ulaşır.
İç damar varisi tanısı nasıl konur?
Gizli varisin teşhisi sadece gözle veya fiziksel muayene ile yapılamaz. Kesin tanı için "Alt Ekstremite Venöz Doppler Ultrasonografi" çekilmesi şarttır. Bu ağrısız ve radyasyonsuz ultrason işlemi ile damarların çapı, kanın akış yönü ve kapakçıklardaki "reflü" (geriye kaçış) saniye cinsinden net bir şekilde ölçülür.
İç varis tedavisi nasıl yapılır?
Geçmiş yıllarda varis tedavisi denilince akla sadece zorlu açık varis ameliyatları gelirdi. Ancak günümüzde iç varis tedavisi, gelişen teknoloji sayesinde son derece konforlu, dikişsiz ve hastanın aynı gün yürüyerek evine dönebildiği yöntemlerle yapılmaktadır.
Modern ve ameliyatsız iç varis tedavi yöntemleri
- Endovenöz azer Ablasyon (EVLA) / Radyofrekans Ablasyon (EVRF): Radyofrekans varis tedavisi, günümüzde iç varis ameliyatı dendiğinde akla ilk gelen altın standart yöntemlerdir. Sorunlu olan ana damara (genellikle Vena Safena Magna) ultrason eşliğinde küçük bir iğne deliğinden girilir. Damar içine gönderilen lazer veya radyofrekans kateteri ile damar içeriden ısıtılarak kapatılır. Kapatılan damardan kan akışı kesilir ve vücut bu damarı zamanla yok eder. İşlem yaklaşık 30-45 dakika sürer, narkoz gerektirmez (lokal anestezi ile yapılır) ve dikiş izi kalmaz.
- Biyolojik yapıştırıcı (Zamk/Glue) tedavisi: Sorunlu damarın içine doku yapıştırıcısı (siyanoakrilat) sıkılarak damarın kapatılması işlemidir. Lazerdeki gibi ısı kullanılmadığı için çevre doku hasarı riski sıfıra yakındır.
- Köpük tedavisi (Skleroterapi): Skleroterapi ile varis tedavisi, daha çok orta boy veya tekrarlayan iç varislerin tedavisinde ultrason rehberliğinde uygulanan, damar kurutucu ilacın köpürtülerek damar içine verilmesi işlemidir.
Bacaklarınızda izah edemediğiniz bir ağrı, yorgunluk veya şişlik hissediyorsanız, erken teşhis ve size en uygun iç varis (gizli varis) tedavisi için Antalya’da hizmet veren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Okutan ile görüşebilirsiniz. İç varis tedavisi hakkında detaylı bilgi ve randevu için bizimle iletişime geçin.
İç varise ne iyi gelir? (Evde alınabilecek önlemler)
Tıbbi tedaviye ek olarak, hastalarımın günlük yaşamlarında dikkat etmesi gereken, "iç varise ne iyi gelir" sorusuna karşılık verilebilecek tavsiyeler şunlardır:
- Hareket edin: Düzenli tempolu yürüyüş, yüzme veya bisiklete binme baldır kas pompasını çalıştırır.
- Bacakları dinlendirin: Fırsat buldukça bacaklarınızı kalp seviyesinden 10-15 cm yukarıya kaldırarak 15-20 dakika dinlendirin.
- Soğuk su uygulaması: Duşun sonunda bacaklarınıza aşağıdan yukarıya doğru soğuk su tutmak damarların büzüşmesine ve ağrının azalmasına yardımcı olur.
- Kilo kontrolü ve beslenme: İdeal kilonuzu koruyun ve kabızlığı önlemek için lifli ve bol su içeren gıdalar tüketin.
İç varis tedavi edilmezse ne olur?
Hastaların en büyük yanılgılarından biri "Damarım dışarıdan görünmüyor, demek ki çok da acil bir durum yok" düşüncesidir. Ancak “İç varis tedavi edilmezse ne olur?” sorusunun cevabı oldukça ciddidir. Zamanla içeride artan basınç şu komplikasyonlara yol açar:
- Varis ülseri (açık yaralar): Özellikle ayak bileği çevresinde, iyileşmesi aylar hatta yıllar süren açık yaralar (venöz ülser) oluşabilir.
- Derin ven trombozu (pıhtı atması): Göllenen kan pıhtılaşmaya daha müsaittir. Oluşan bir pıhtı koparak akciğerlere ulaşırsa (Akciğer Embolisi) hayati risk yaratabilir.
- Kalıcı cilt hasarları: Ciltte geri döndürülemez kahverengi lekeler ve cildin tahta gibi sertleşmesi durumu (Lipodermatoskleroz) ortaya çıkar.
Evet, bacakta iç varis tedavi edilmediği takdirde zamanla ilerleyen bir hastalıktır. İleri evrelerde bacakta kapanmayan açık yaralara (venöz ülser) ve damar içinde kan pıhtılaşmasına (tromboz) yol açabileceği için ihmal edilmemelidir.
Gizli varis belirtileri genellikle uzun süre ayakta kalındığında veya oturulduğunda, günün ilerleyen saatlerinde, özellikle öğleden sonra ve akşam saatlerinde şiddetlenir. Bacakları yukarı kaldırıp uzanmak şikayetleri hafifletir.
Günümüzde uygulanan modern iç varis ameliyatları (Lazer, Radyofrekans veya Skleroterapi yöntemleri) genellikle tek bacak için 30-45 dakika sürer. Genel anestezi veya dikiş gerektirmediği için hasta işlemden birkaç saat sonra yürüyerek evine dönebilir ve 1-2 gün içinde günlük rutinine, iş hayatına geri dönebilir.
Evet, uzman hekim tarafından bacak ölçülerinize uygun basınçta reçete edilen varis çorapları; bacağa dışarıdan baskı uygulayarak kanın göllenmesini engeller. Bu sayede iç varis ağrısı, şişlik ve yorgunluk hissini ciddi oranda azaltır. Ancak varis çorabı hastalığı tamamen yok etmez, şikayetleri baskılar ve ilerlemesini yavaşlatır. Kalıcı çözüm için tıbbi müdahale (Lazer vb.) şarttır.
Hayır, iç varis genetik yatkınlığı olan, hareketsiz bir yaşam süren veya ayakta çok kalan meslek gruplarında 20'li ve 30'lu yaşlarda da sıklıkla görülebilir. Hamilelik de genç kadınlarda iç varis oluşumunu tetikleyen önemli bir faktördür.
Kesinlikle hayır. İç varis mekanik bir sorundur; bozulmuş kapakçıkların bitkisel kremler, çaylar veya sülük gibi yöntemlerle tekrar sağlam hale gelmesi anatomik olarak imkansızdır. Aksine, sülük gibi yöntemler enfeksiyon ve ciddi kanama riskleri taşır. Bilimsel ve kalıcı tedavi kalp damar cerrahisi uzmanları tarafından yapılmalıdır.
