Yıllarca diyet yaptınız, saatlerce spor salonlarında ter döktünüz, üst bedeniniz incelip küçülürken bacaklarınızdaki o kalınlaşmayı ve şişkinliği bir türlü eritemediniz mi? Etrafınızdaki insanların "biraz daha az yersen bacakların da incelir" şeklindeki yersiz tavsiyelerinden yorulduğunuzu çok iyi biliyoruz. Eğer bu satırları okuyorsanız, bacaklarınızdaki orantısız büyümenin ve dokunduğunuzda hissettiğiniz o sızının basit bir kilo problemi olmadığını sezmeye başlamışsınız demektir.
Toplumda genellikle obezite veya basit selülit ile karıştırılan bu durum, tıp dilinde "lipödem" olarak adlandırılır. Muayenehanemize Antalya'dan veya şehir dışından başvuran pek çok hastamızın, yıllarca yanlış teşhisler ve sonuç vermeyen diyetlerle nasıl psikolojik olarak yıprandığına şahit oluyoruz. Hastalığa ek olarak depresyon, içe kapanma gibi semptomlar da görülebilir. Bu rehberde, "lipödem nasıl anlaşılır", vücudunuz size hangi sinyalleri veriyor ve bu kronik durumla nasıl başa çıkabilirsiniz gibi soruların yanıtlarını; sizleri anlayan, bilimsel ama bir o kadar da samimi bir dille ele alacağız. Unutmayın, bu sizin suçunuz değil ve yalnız değilsiniz.

Lipödem (ağrılı selülit) nedir ve neden olur?
Lipödem, genellikle bacaklar, kalçalar ve kollar gibi belirli bölgelerde orantısız yağ birikimine yol açan kronik bir durumdur. Tıp dünyasında kimi zaman "ağrılı selülit" olarak da bilinir. Çoğunlukla kadınlarda alt ekstremitelerde görülen cilt altı yağ dokusunun anormal birikmesidir. Bu hastalıkta, yağ hücreleri normalden farklı çalışarak gereğinden fazla birikir ve vücudun alt yarısında olağandışı, simetrik bir kalınlaşma yaratır.
Peki, lipödem neden olur? Lipödemin nedeni henüz kesin olarak bilinmemektedir; ancak genetik olabileceği düşünülmektedir. Ailesinde lipödem öyküsü bulunan kişilerde hastalık görülme riski daha yüksektir. Bunun yanı sıra hormonların büyük etkisi olduğu düşünülmektedir. En çok kadınlarda görülmesi ve aynı zamanda ergenlik dönemi, adet dönemi, gebelik ve menopoz döneminde başlayarak ilerlemesinde hormonların (özellikle östrojen hormonu etkisi) tetikleyici olduğu kabul edilmektedir. Doğum kontrol hapları ve hormon ilaçları kullanan kişiler de risk grubundadır.
Lipödem ile obezite arasındaki temel farklar nelerdir?
Pek çok hasta, bacaklarındaki kalınlaşmayı obezite ile karıştırarak kendini suçlar. Obezitede kişi kilo aldığında yağlanma tüm vücuda eşit veya kişinin genel genetik yapısına uygun dağılır. Diyet ve egzersiz yapıldığında ise vücudun her yerinden orantılı olarak kilo kaybedilir.
Ancak lipödemde durum çok farklıdır. Hastaların vücudunun üst kısmı, bacaklarına oranla daha zayıf görünmektedir. Hastalar kilo vermek için diyet ve egzersiz yapsalar bile, özellikle bacaklar ve kollar gibi etkilenen bölgelerdeki yağlardan kurtulamazlar. Hatta yoğun bir diyet sonrası hastanın üst bedeni (göğüs ve bel çevresi) iyice incelip kemikleri sayılacak duruma gelse bile, bacaklardaki kalınlık ve şişlik inatla yerinde kalır. Bu yağ dokusu normal kilo alımıyla ilişkili değildir. Zayıf insanlarda lipödem olur mu? yazımızdan daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.
Lipödem olduğumu nasıl anlarım?
Evde kendi bedeninizi incelerken "lipödem nasıl anlaşılır" diye merak ediyorsanız, vücudunuzun size verdiği spesifik işaretleri dinlemelisiniz. Lipödem tanısı almak zor olabilir, çünkü bu hastalık hakkında bilgi sahibi olmayan pek çok kişi semptomları fark edemez ya da yanlış yorumlayabilir. Eğer bacaklarınızda gövdenize oranla nispeten daha yağlı bir görünüme sahip olduğunuzu fark ediyorsanız bu ilk işarettir.
Hastalarımızın en çok şikâyet ettiği durumların başında, bacaklarda inanılmaz bir hassasiyet ve dokunmayla bile oluşan ağrılar gelir. Hafif bir temas veya ufak bir çarpma sonucunda bile bacaklarda sebepsiz morarmalar görülür. Çünkü lipödem hastalarının cildi hassas olduğu için, kan damarları bu bozukluğa bağlı olarak daha kırılgan hale gelir. Etkilenen bölgelerde deride gevşeme, sarkma bazen de nodül gibi şişliklerin varlığı fark edilebilir.
Lipödemin en sık karşılaşılan belirtileri
Lipödem, bazı semptomlara neden olur fakat her semptomu göstermeyebilir. Yine de en yaygın olarak gözlemlediğimiz belirtiler şunlardır:
- Simetrik kalınlaşma: Ekstremitelerde iki tarafta simetrik kalınlaşma vardır; yani her iki bacak ya da kol aynı şekilde etkilenir.
- Ağrı ve hassasiyet: Lipödem oluşan bölgede dokunmaya karşı hassasiyet ve ağrı yaşanır. Bu ağrı genellikle hafif bir temasla bile hissedilir.
- Kolay morarma: Vücudun etkilenen bölümlerinde anormal morluklar meydana gelebilir.
- Mevsimsel ve çevresel etkiler: Özellikle yazın baldır ve bacaklarda ödem ve buna bağlı gerginlik artar; sıcak havalarda şişliğin artması tipiktir.
- Doku değişiklikleri: Selülit benzeri görünüm ve bacaklarda kılcal damarların görünür bir hal alması (varisler) sıkça karşılaşılan durumlardır.
- Isı farkı: Vücut (etkilenen bölgeler) olması gerekenden soğuktur.
Hastalığın evreleri ve zaman içindeki ilerleyişi
Lipödem zamanla ilerleyen bir hastalıktır ve kendi içinde çeşitli evreleri vardır. Hastalığın hafif seyrettiği kişilerde görünüm dışında pek fazla semptom görülmezken ileri derecedeki hastalarda yürümeyi engelleyecek duruma kadar gelebilir.
- Evre 1: Cilt yüzeyi hâlâ pürüzsüzdür ancak yağ dokusu kalınlaşmıştır.
- Evre 2: Cilt dokusunda düzensizlik ve nodüller ortaya çıkar, dokunduğunuzda yağ daha topaklı bir hal alır.
- Evre 3: Yağ dokusu sertleşir, ciltte büyük katmanlar ve kıvrımlar oluşur. Ekstremitelerde şekil bozukluğu belirginleşir.
- Evre 4: İleri aşamada lenfödemle birlikte görülür (lipo-lenfödem), bu da şişlikleri daha da artırır.
Lipödem belirtileri hakkında daha ayrıntılı bilgi için ilgili yazımızı inceleyebilirsiniz.
Lipödem ve lenfödem (fil hastalığı) nasıl ayırt edilir?
Benzer görüntülerde olabileceği için lipödem ve lenfödem (fil hastalığı) birbiriyle sıkça karıştırılabilmektedir. Ancak iki hastalığın doğası birbirinden tamamen farklıdır ve uzman bir hekim bu ayrımı fiziksel muayene ile rahatlıkla yapabilir.
En belirgin fark şudur: Lipödem iki bacağı birden etkileyerek simetrik bir kalınlaşma sağlarken, lenfödem genellikle tek bir tarafta (asimetrik) görülür. Lipödem sadece ekstremiteleri etkileyen bir hastalık olduğundan el ve ayak gibi kısımlarda görülmez; ayak bileğinde bir bilezik gibi kesilir. Lenfödem ise yapının tamamını etkileyerek bacak ve ayağın tümünde görülür. Ayrıca, lipödemde görülen ağrının miktarı, lenfödeme oranla çok daha fazladır ve lenfödem hastalarında lenfatik göllenme daha belirgindir. Lipödem ve lenfödem farkı hakkında daha fazla bilgi için ilgili blog yazımızı inceleyebilirsiniz.
Antalya'da lipödem teşhisi ve muayene süreci
Eğer yukarıda anlattığımız belirtileri taşıdığınızı düşünüyorsanız, bir uzmana danışmanız teşhis için atılacak ilk ve en önemli adımdır. Antalya'da bulunan Prof. Dr. Hüseyin Okutan muayenehanesinde, lipödem teşhisi koymak için detaylı bir değerlendirme yapıyoruz. Lipödem için kesin tanı koymaya yarayan spesifik bir kan testi bulunmadığından doktorumuz fiziksel muayene ile tanı koymaktadır.
Muayene esnasında şikâyetlerinizi dinliyor, doku yapınızı ve orantısız yağ birikimini inceliyoruz. Diğer hastalıklardan (özellikle damar yetmezliği veya lenfödem) ayırabilmek için lenfografi, doppler ultrason, bilgisayarlı tomografi ve MR gibi görüntüleme yöntemlerine başvurulabilir. Doğru tanı ile lipödemin ilerlemesini durdurabilir ve yaşam kalitenizi ciddi oranda artırabiliriz.
Lipödem belirtileriniz için değerlendirme ve randevu almak üzere iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Lipödem tedavisi nasıl yapılır ve kesin çözümü var mıdır?
Günümüzde lipödemi tümüyle (kökünden) ortadan kaldıracak sihirli bir tedavi yöntemi bulunmasa da semptomların kontrol altına alınmasına ve yaşam kalitesinin artırılmasına yardımcı olan çeşitli tedavi yöntemleri mevcuttur. Lipödem tedavisinin kesin bir fayda sunabilmesi için çok yönlü ilerlemesi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle de desteklenmesi gerekir.
Uygulanacak tedavi, hastalığınızın hangi evrede olduğuna ve şikâyetlerinizin şiddetine göre hekiminiz tarafından kişiye özel olarak planlanır.
Ameliyatsız lipödem tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleri
Cerrahi aşamaya gelmemiş veya cerrahiye uygun olmayan hastalarımızda, hastalığın kontrol altına alınması için ameliyatsız (konservatif) lipödem tedavisi yöntemlerine başvuruyoruz.
- Fizik tedavi ve rehabilitasyon: Uzmanlar tarafından kalınlaşan vücut bölümünde lenf sistemini çalıştırmaya yönelik masaj (Manuel Lenf Drenajı - MLD) uygulanarak bölgedeki ödemin vücuttan atılması sağlanır.
- Kompresyon terapisi: Bir nevi basınç kullanılarak yapılan kompresyon tedavisi, uzuvların görünümlerini iyileştirmeye yardımcı olur. Şişliği azaltmaya ve ağrıyı hafifletmeye yardımcı olan kompresyon giysileri (varis çorapları) tercih edilebilir.
- Diyet ve egzersiz: Kilo vermek hastalığın iyileşmesini tamamen sağlamasa da yaşam kalitesinin artması ve gündelik hayattaki hareketlerin rahatlamasına yardımcı olur. Lipödem egzersizleri, sağlıklı kiloda kalmaya ve gün içinde aktif olarak kasların güçlenmesine yardımcı olur; yürüyüş, yüzme ve yoga faydalıdır. Anti-enflamatuar bir "lipödem diyeti" yararlı olabilir.
- Psikolojik destek: Hastalığın semptomlarına ek olarak hastalar psikolojik olarak da kötü etkilenir. Lipödem ve psikolojik etkileri, özgüven eksikliği ve depresyon eğilimini ortaya çıkarabileceğinden psikolojik destek alınması oldukça önemlidir.
Liposuction (yağ alma) cerrahisi ile lipödem tedavisi
Günümüzde ileri derece lipödem vakalarının tedavisinde en çok tercih edilen cerrahi yöntemlerden biri liposuction uygulamasıdır. Hastalığın ilerlediği vakalarda, orantısız biriken hastalıklı yağların vücuttan uzaklaştırılması için bu cerrahi müdahaleden faydalanılır.
Bu işlem, estetik amaçlı yapılan klasik yağ aldırma işlemlerinden farklıdır. Vaser liposuction gibi yöntemlerle, lokal veya genel anestezi altında kanül yardımıyla girilerek, fazla yağ dokusu cerrahi olarak çıkartılabilir. Bu ameliyat ile vücutta biriken fazla yağ dokusunun çıkartılmasıyla vücudun görünümü daha orantılı ve estetik bir hâle gelir, aynı zamanda hastanın hareket kabiliyeti ve ağrıları büyük ölçüde iyileşir.
Sık Sorulan Sorular
Hayır. Lipödem yağ dokusu, normal kilo alımıyla oluşan yağlardan yapısal olarak farklıdır. Diyet ve spor yapılmasına rağmen etkilenen bölgede (genellikle bacaklarda) incelme görülmez. Sadece üst bedeniniz incelir, bacaklarınız sabit kalır. Ancak sağlıklı beslenme şikâyetlerin daha hızlı iyileşmesine yardımcı olur.
Hastalık neredeyse tamamen kadınlara özgü bir durumdur. Hastaların neredeyse tümü kadındır. Hormonal (östrojen) faktörlerin başrol oynaması nedeniyle erkeklerde görülme ihtimali yok denecek kadar azdır.
Hastalık zamanla ilerleyen (kronik) bir yapıya sahiptir. Günümüzde pek çok kadının ortak şikâyeti olan lipödem, özellikle hormonal değişikliklerin yaşandığı dönemlerde ortaya çıkar ve tedavi edilmezse ilerleyebilir. İleri evrelerde yürüme zorluklarına, eklem problemlerine ve lenfödem (lipo-lenfödem) gelişimine yol açarak hastaları yürümekte hatta ayağa kalkmakta bile zorlayabilir. Erken teşhis ve doğru tedavi yaklaşımı, hastalığın ilerlemesini durdurmak için kritik öneme sahiptir.
Lipödem, bacak veya kollarda iki taraflı simetrik kalınlaşma, ağrı ve dokunmaya hassasiyet, kolay morarma, sıcak havalarda artan şişlik ve gerginlik, selülit benzeri görünüm ile etkilenen bölgelerde ısı farkıyla anlaşılır.
Lipödem genellikle iki bacakta veya kolda simetrik kalınlaşma yapar ve el ile ayakları etkilemez. Lenfödem ise çoğunlukla tek tarafta görülür; bacak ve ayağın tamamını etkileyebilir. Lipödemde ağrı daha belirgin olabilir.
Tedavi hastalığın evresine ve şikâyetlerin şiddetine göre kişiye özel planlanır. Fizik tedavi ve rehabilitasyon, kompresyon terapisi, sağlıklı beslenme ve egzersiz gibi ameliyatsız yöntemler uygulanabilir. İleri vakalarda liposuction cerrahi seçeneği değerlendirilebilir.
Lipödem için kesin tanı koymaya yarayan spesifik bir kan testi bulunmaz. Tanı, şikâyetlerin dinlenmesi ve doku yapısı ile orantısız yağ birikiminin fiziksel muayenede değerlendirilmesiyle konur. Gerektiğinde damar yetmezliği veya lenfödemden ayırmak için görüntüleme yöntemlerine başvurulabilir.
