Yaz mevsimi geldiğinde bacaklardaki o bildik sızı, şişlik ve ağırlık hissi maalesef daha da çekilmez bir hâl alıyor. Hastalarımız polikliniğe geldiklerinde veya bize mesaj attıklarında haklı olarak en çok şu soruyu soruyorlar: "Hocam, varis tedavisi yazın yapılır mı?" Eskiden olsa hep bir ağızdan "kışı bekleyelim" derdik. Çünkü eski tip açık ameliyatların nekahet dönemi zordu ve aylarca yatmak gerekebiliyordu. Ancak bugün işler tamamen değişti. Elimizin altındaki modern imkânlar sayesinde yazın ortasında, hatta Antalya gibi sıcağıyla meşhur bir şehirde bile varis tedavisi olabiliyorsunuz.

Eğer bacaklarınızdaki ağrılar yaz tatilinizi zehir ediyorsa, sırf mevsim yaz diye bu eziyeti çekmenize inanın hiç gerek yok. Bu yazıda, kliniğimizde yaz aylarında süreci nasıl yönettiğimizi, o çok korkulan varis çoraplarını ne kadar süre giymeniz gerektiğini ve denizle, güneşle aranızdaki engelleri nasıl pratik bir şekilde kaldırabileceğimizi tüm şeffaflığıyla anlatmak istiyorum. Amacımız, aylarca kışı beklemeden sağlığınıza ve estetik bacaklarınıza kavuşmanıza yardımcı olmak.
Yaz aylarında varis tedavisi yapılır mı?
Evet, yazın varis tedavisi yapıyoruz, hem de oldukça sık! Eskiden haftalarca yatak istirahati gerektiren o zorlu ameliyatlar, artık yerini "öğle arası estetiği" rahatlığındaki işlemlere bıraktı. Günümüzde bacağınızı kesip biçmeden, genel anestezi verip sizi uyutmadan damarlara içeriden müdahale edebiliyoruz. Hal böyle olunca, "yaz sıcağında ben bu yara bereyle nasıl uğraşırım" korkusu da tarih oldu.
Bize başvurduğunuzda önce detaylı bir ultrasonla damarlarınızın durumunu haritalandırıyoruz. Eğer şikayetleriniz yaz sıcağıyla birlikte katlanılmaz bir boyuta ulaştıysa, sizi inatla sonbahara kadar bekletmenin tıbbi olarak hiçbir mantığı yok. Tam tersine, size en uygun modern yöntemi seçip tedavinizi aynı gün içinde tamamlayarak günlük hayatınıza, hatta yarım kalan tatilinize hızla dönmenizi sağlıyoruz.
Yazın uygulanan ameliyatsız tedavi yöntemleri
Yaz aylarında elimizi en çok rahatlatan tekniklerin başında kesinlikle ameliyatsız yöntemler geliyor. Lazer (EVLA) ya da radyofrekans ile varis tedavisi gibi ısıya dayalı sistemlerle damarın içinden incecik bir telle girip, sorunlu bölgeyi kapatabiliyoruz. Lokal anestezi altında uyguladığımız bu işlemler çoğu zaman yarım saati bile bulmuyor.
Bir de damar yapıştırıcısı (glue, zamk) tedavisi var ki, yaz ayları için adeta biçilmiş kaftan diyebilirim. Özel tıbbi bir yapıştırıcı kullanarak hasarlı damarı saniyeler içinde kapatıyoruz. Kanama yok, dikiş derdi yok. İşlem bittikten hemen sonra yürüyerek klinikten çıkabiliyorsunuz. Bacaklarınızdaki o yorgunluk hissinden ve kötü görüntüden kurtulmak modern tıpla inanın bu kadar kısa sürüyor.
Skleroterapi ve köpük tedavisinde mevsimin önemi
İş ince kılcal varislere geldiğinde durum biraz daha hassasiyet gerektiriyor. İnce iğnelerle damara ilaç vererek uyguladığımız skleroterapi veya köpük tedavisini klinik pratiğimizde çok kullanıyoruz. Ancak yaz mevsimi söz konusuysa hastalarıma her zaman açık davranırım. Bu işlemlerden sonra cildinizin iyileşme sürecinde ufak morluklar veya renk değişimleri yaşanabilir. Eğer bu hassas dönemde güneşin altına yatıp saatlerce bronzlaşmaya çalışırsanız, o bölgelerde kalıcı güneş lekeleri oluşma riski çok yüksektir.
Bu nedenle, eğer hiçbir ağrınız sızınız yoksa ve tamamen "estetik" amaçlı geniş çaplı bir kılcal damar tedavisi istiyorsanız, bunu sonbahara bırakmak en güvenli yoldur. Fakat "ben zaten denize girmeyeceğim, güneşe çıkmam, pantolon giyerim" diyorsanız veya çok ufak bir bölgeye küçük bir rötuş yapılacaksa, güneş kreminizi sürmek şartıyla yazın da bu işlemi yapabiliyoruz.
Varis yaz aylarında tedavi edilebilir mi ve riskleri nelerdir?
İşin uzmanı tarafından yapıldığında tedavinin kendisinde bir sıkıntı yoktur; asıl dikkat etmeniz gereken süreç klinikten evinize veya otelinize döndükten sonra başlar. Yukarıda da değindiğim gibi yaz aylarındaki en büyük risk, işlem gören bölgelerin güneşe korunmasız yakalanması sonucu oluşabilecek cilt lekeleridir. Isı bazlı tedaviler (lazer vs.) cildinizi bir süreliğine hassaslaştırır.
Hastalarım bazen "Sıcak ve nemli havada yaram iltihap kapar mı?" diye endişeleniyor. Açıkçası ameliyatsız yöntemlerde neşter kullanılmadığı ve işlemler sadece iğne deliği kadar küçük bir alandan yapıldığı için enfeksiyon riski neredeyse yok denecek kadar azdır. Özetle, biz işlemi başarıyla bitirdikten sonra top biraz da size geçiyor. Verdiğimiz ufak tavsiyelere kulak verdiğiniz sürece yazın tedavi olmanın size getireceği ekstra bir tehlike bulunmuyor.
İşlem sonrası güneş ışınlarından korunma yolları
Yazın tedavi alan hastalarıma en önemli tavsiyem her zaman güneş kremi kullanımı oluyor. İşlemden sonraki birkaç hafta boyunca, özellikle güneşin en tepede olduğu öğle saatlerinde (11:00 - 16:00 arası) bacaklarınızı dik açılı güneş ışınlarından korumanız şart. Dışarı çıkarken tedavi gören yerlere mutlaka 50 faktörlü, kaliteli bir güneş kremi sürün ve bunu gün içinde tazeleyin. Plaja inecekseniz şemsiye altından çok fazla ayrılmamakta fayda var. İnce keten pantolonlar veya uzun efil efil elbiseler giyerek cildinizi güneşe karşı çok rahat bir şekilde koruyabilirsiniz.
Sıcak havalar ve nem varisli damarları nasıl etkiler?
Polikliniğe gelen bazı hastalarım "Hocam varis sıcağı sever mi, tatile çıksam rahatlar mıyım?" diye umutla soruyor ama maalesef durum tam tersi: varis sıcaktan da nemden de hiç hoşlanmaz. İnsan vücudu sıcak havayı hissettiğinde serinlemek amacıyla deriye yakın damarları genişletir. Sorun şu ki; varisli damarlar zaten yapısı bozulmuş, gereğinden fazla genişlemiş damarlardır. Sıcak havayla birlikte daha da genişlediklerinde, içlerindeki kan basıncı artar ve kan bacaklarda göllenmeye başlar.
İşte yazın o ayak bileklerindeki şişliklerin, zonklamaların ve gece uykudan uyandıran krampların asıl sorumlusu budur. Havadaki yüksek nem ise terleme yoluyla vücuttan su kaybetmenize yol açarak şikayetleri daha da körükler. Kısacası yaz mevsimi, varisi olanlar için çilenin arttığı bir dönemdir. Bu ağrılara katlanıp yazı kendinize zehir etmek yerine, ufak bir müdahaleyle rahat bir nefes almak her zaman en iyisidir.
Yazın varis tedavisi sonrası varis çorabı giymek zorunlu mudur?
Geldik hastalarımın en çok gözünü korkutan konuya: Varis çorapları. Antalya'nın nemli ve 40 dereceyi bulan sıcağında o kalın, sıkı çorapları giyme fikrinin ne kadar bunaltıcı olduğunu inanın çok iyi anlıyorum. Ama size güzel bir haberim var. Eskiden aylar boyu giyilmesi mecburi olan o çorapları, uyguladığımız yeni nesil tedaviler sayesinde artık sadece 1 ila 2 hafta gibi çok kısa bir süre kullandırıyoruz. Varis çorabının kaç gün giyileceği uygulanan tedavi yöntemine göre değişebilir.
Hatta biyolojik damar yapıştırıcısı (glue) yöntemiyle tedavi ettiğimiz hastaların çoğunda sonrasında çorap giydirmeye gerek bile duymuyoruz. Varis çorabının temel görevi, işlem yapılan damarın yapışmasını hızlandırmak ve o bölgedeki ödemi dağıtmaktır. Yıllarca bacak ağrısı çekip istediğiniz kıyafetleri giyememektense, yazın ortasında bile olsa sadece birkaç gün o çoraba katlanmak bence harika bir takas.
Sıcaklarda varis çorabı kullanımını kolaylaştıran ipuçları
Eğer uyguladığımız tedavi sonrası kısa bir süre çorap giymeniz gerekirse, bunu kolaylaştırmanın çok pratik yolları var. En önemli kural şudur: Çorabınızı sabah uyanır uyanmaz, bacaklarınız henüz yerçekiminin etkisiyle şişmemişken yatakta giyin. Günümüzde yaz ayları için özel üretilmiş, ince dokulu, pamuk karışımlı ve nefes alan çorap modelleri bulunuyor, bunları tercih edebilirsiniz. Gün içinde klimalı, serin ortamlarda kalmaya özen gösterin. Akşam eve gelip çorabı çıkardığınızda ise bacaklarınıza aşağıdan yukarıya doğru tutacağınız soğuk su, cildinizi inanılmaz ferahlatacak ve kan dolaşımınızı rahatlatacaktır.
Tatil bölgelerinde ve sıcak iklimlerde tedavi planlaması
Kliniğimizin Antalya gibi bir tatil cennetinde olması, tedavi planlarımızı doğrudan hastalarımızın konforuna ve tatil ritmine göre ayarlamamızı sağlıyor. İster Antalya'da yerleşik yaşıyor olun, ister buraya kısa bir tatil için gelmiş olun, tedaviniz günlük planlarınızı altüst etmeyecek şekilde organize edilebilir.
Hastalarımız genellikle işlemden hemen bir gün sonra rahatlıkla akşam yemeklerine çıkabiliyor, sosyal hayatlarına dönebiliyorlar. Eğer şiddetli ağrılar ve ödem yüzünden yürümekte zorlanıyor ve tatilden hiçbir keyif alamıyorsanız, nokta atışı bir tedavi ile sizi hızla rahatlatıp kalan günlerinizi ağrısız geçirmenizi sağlayabiliriz. Sadece aciliyeti olmayan, tamamen kozmetik kılcal damar işlemlerini genelde tatil bitimine doğru planlamayı tercih ediyoruz.
Denize veya havuza girmek iyileşme sürecini destekler mi?
Yaz dönemi hastalarımın bana en sık sorduğu ve duymayı en çok sevdiğim sorulardan biri de şudur: "Hocam denize girebilir miyim, iyi gelir mi?" Cevabım kesinlikle kocaman bir evet! Deniz suyu ve yüzmek varisli bacaklar için harika bir doğal terapidir. Suyun bacaklara dışarıdan yaptığı hidrostatik basınç ve yüzerken kaslarınızın çalışması, kanın kalbe doğru çok rahat pompalanmasını sağlar. Varis ameliyatı sonrası denize girmek hakkında daha fazla bilgi için blog yazımızı inceleyebilirsiniz.
Ayrıca denizin serinliği damarları büzerek o şişlik ve ağırlık hissini alıp götürür. İğne veya lazer işlemlerinden sadece birkaç gün sonra, yara ve iğne giriş yerleri tamamen kapandığında, doktorunuzun da onaylamasıyla gönül rahatlığıyla denize girebilirsiniz. Ancak tıbbi bir önlem olarak, enfeksiyon riskini sıfırlamak adına ilk birkaç gün durağan suya sahip olan havuzlara veya kalabalık termal tesislere girmenizi pek önermiyoruz. Denizin kendi doğal tuzu ve serinliği her zaman en güzel iyileşme ortamıdır.
Yazın varis şikâyetlerinizi ertelemeyin. Bacaklarınızdaki ağrı, şişlik ve ağırlık hissi için uzman değerlendirmesi alın. Varis tedavisi seçeneklerini öğrenmek ve randevu oluşturmak için Prof. Dr. Hüseyin Okutan muayenehanesiyle iletişime geçin.
Yazın Varis Tedavisi Hakkında Sık Sorulan Sorular
İçiniz rahat olsun, kullandığımız ameliyatsız yöntemlerde dikiş atılmadığı veya neşterle kesi yapılmadığı için kalıcı bir ameliyat izi kesinlikle oluşmaz. Sadece köpük (skleroterapi) gibi kılcal damar işlemlerinden sonra güneşten yeterince korunmazsanız, güneş nedeniyle hafif lekelenmeler olabilir.
Evet, edebilirsiniz. Lazer, radyofrekans veya yapıştırıcı tedavilerinden hemen sonra uçakla ya da otobüsle memleketinize dönmenizde tıbbi bir sakınca yoktur. Sadece yolculuk esnasında bol su içmeyi ve fırsat buldukça koridorda kısa yürüyüşler yapmayı ihmal etmeyin.
Eğer bacaklarınızda ağrı veya şişlik yapan ciddi bir ana damar yetmezliği yoksa ve sadece görüntüden rahatsız olduğunuz için ince kılcal damarlarınıza müdahale edilmesini istiyorsanız, üzerine bir de "tatile gidip saatlerce güneşleneceğim" diyorsanız; o zaman leke riskini almamak adına bu kozmetik işlemi kesinlikle sonbahar veya kış aylarına ertelemelisiniz.
