Varis Pıhtı Yapar mı?
Belirtileri ve Acil Durumlar

Prof. Dr. Hüseyin OKUTAN

"Hocam, bu varis bir gün pıhtı atar mı?" Muayenehanede belki de en sık duyduğum soru bu. Genellikle biraz çekinerek, sanki cevabı duymaktan korkarak sorulur. Haberlerde akciğere pıhtı atıp hayatını kaybeden birinin hikâyesini okuyan hasta, kendi bacağındaki kıvrımlı damara bakıp aynı şeyi düşünür.

Kısa cevap şu: Evet, varisli damarda pıhtı oluşabilir; ama bu pıhtıların büyük çoğunluğu yüzeyde kalır ve akciğere gitmez. Asıl risk, pıhtının derin toplardamarlara ilerlediği durumlardır. Bu yazıda hangi belirtilerin bekleyebileceğini, hangilerinin ise hemen başvurmayı gerektirdiğini kendi klinik deneyimimden ve güncel kılavuzlardan yararlanarak anlatmaya çalışacağım.

Özetle

  • Varisli damardaki pıhtıya yüzeysel tromboflebit denir; çoğu zaman ağrılı, kızarık ve sert bir damar olarak kendini gösterir.
  • Yüzeysel pıhtı geçiren her 4 hastadan yaklaşık 1'inde, tanı anında derin ven trombozu (DVT) da bulunabiliyor. Bu yüzden her vakada Doppler ultrason şart.
  • Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı veya kanlı öksürük akciğer embolisinin işareti olabilir: vakit kaybetmeden 112'yi arayın.
Varis Pıhtı Yapar mı? Belirtileri ve Acil Durumlar | Prof. Dr. Hüseyin Okutan

Varis pıhtı yapar mı? Neden olur?

Bacaktaki toplardamarların içinde, kanın sadece kalbe doğru akmasını sağlayan küçük kapakçıklar vardır. Varis geliştiğinde bu kapakçıklar tam kapanmaz, kan geri kaçar ve genişlemiş damarın içinde adeta göllenir. Hekimler bu durumu "venöz staz" olarak adlandırır.

Yavaş akan kan, pıhtılaşmaya her zaman daha yatkındır. Uzun bir otobüs yolculuğu, ameliyat sonrası birkaç gün yatmak, bacağa alınan bir darbe ya da yaz sıcağında yeterince su içmemek bu dengeyi bozmaya yetebilir. Bunun sonucunda damarda pıhtı oluşabilir ve damar çevresinde iltihabi bir reaksiyon gelişebilir. Bu tabloya yüzeysel tromboflebit veya yüzeysel ven trombozu diyoruz.

Burada bir ayrımı baştan netleştirmek istiyorum: Cilt altındaki varisli damarlar yüzeysel sistemdir. Kasların arasındaki büyük toplardamarlar ise derin sistemdir. Akciğere giden pıhtıların neredeyse tamamı derin sistemden kaynaklanır. Yani varis, kendi başına akciğer embolisinin doğrudan sebebi değildir; ama yüzeydeki pıhtı derine doğru ilerlerse tablo değişir.

Varis pıhtı atma belirtileri nelerdir? | Prof. Dr. Hüseyin Okutan

Varis pıhtı atma belirtileri nelerdir?

Yüzeysel tromboflebitli hastaların tarifi birbirine çok benzer: "Bu damar zaten vardı ama birkaç gündür sertleşti, üstü kızardı, dokunamıyorum." Başlıca belirtiler şunlardır:

  • Sertleşen damar: Daha önce parmakla bastırınca sönen yumuşak varis, ip ya da kordon gibi sertleşir.
  • Kızarıklık ve ısı artışı: Damarın seyri boyunca çizgi şeklinde kızarıklık olur, eli değdirince sıcaklık hissedilir.
  • Ağrı ve hassasiyet: Ağrı damarın tam üzerindedir; bastırınca ve yürüyünce artar.
  • Hafif şişlik: Çoğunlukla damarın çevresiyle sınırlıdır, tüm bacağı kaplamaz.
  • Renk değişikliği: Birkaç gün içinde kızarıklık kahverengi-mor bir lekeye dönebilir.
  • Hafif ateş: Bazı hastalarda 37,5-38°C civarında ateş eşlik eder.

Bu belirtiler genellikle tek bacakta, sıklıkla baldırın iç yüzünde ya da uyluğun iç tarafında, yani büyük safen venin geçtiği hatta görülür. Her iki bacakta birden kızarıklık ve şişlik görülmesi durumunda selülit ve erizipel gibi deri enfeksiyonları da ayırıcı tanıda değerlendirilmelidir. Bu durumların tedavisi, altta yatan nedene göre değişir. Varisin genel belirtilerini merak ediyorsanız varis nedenleri ve belirtileri yazıma da göz atabilirsiniz.

Yüzeysel tromboflebit mi, derin ven trombozu mu?

Tedavi yaklaşımını belirleyen temel ayrım budur. Muayenede ilk ipuçlarını alırız, ama kesin kararı her zaman ultrason verir. Aşağıdaki tablo farkları anlamanıza yardımcı olabilir:

Özellik Yüzeysel Tromboflebit Derin Ven Trombozu (DVT)
Pıhtının yeri Cilt altındaki varisli damar Kasların arasındaki büyük toplardamarlar
Görünüm Damar boyunca çizgi şeklinde kızarıklık, elle hissedilen sert kordon Çoğu zaman kızarıklık yok; bacak gergin, parlak, bazen morumsu
Şişlik Damarın çevresinde, sınırlı Baldırın veya tüm bacağın şişmesi; iki bacak arasında belirgin çap farkı
Ağrı Damarın üzerinde, bastırınca artan Baldırda derin, kramp benzeri, yürürken artan
Akciğer embolisi riski Düşük (pıhtı yüzeyde kaldığı sürece) Yüksek; tedavi edilmezse ciddi risk
Temel tedavi Hareket, kompresyon, ağrı kesici; seçili vakada kan sulandırıcı Kan sulandırıcı tedavi her zaman gerekir

Bir zamanlar yüzeysel tromboflebit "masum" bir durum sayılırdı. Bugün bunun öyle olmadığını biliyoruz. Fransa'da 844 hastayla yapılan geniş POST çalışmasında, yüzeysel ven trombozu tanısı alan hastaların %24,9'unda aynı anda derin ven trombozu ya da akciğer embolisi saptandı. Homans bulgusu gibi klasik muayene bulguları, derin ven trombozunu tanımada tek başına yeterli değildir.

Bu yüzden kliniğimizde varisinde pıhtı şüphesi olan her hastaya aynı gün venöz Doppler ultrason yapıyoruz. Yaklaşık 15 dakika süren bu incelemeyle pıhtının boyu, kasığa ya da diz arkasına uzaklığı ve derin sisteme geçip geçmediği net olarak görülür.

Varis akciğere pıhtı atar mı? Akciğer embolisi belirtileri

Derin toplardamarda oluşan pıhtının bir parçası koparsa kanla birlikte kalbin sağ tarafına, oradan da akciğer atardamarlarına gider. Bu tabloya akciğer embolisi (pulmoner emboli) denir ve acil bir durumdur.

Aşağıdakilerden biri ya da birkaçı birden başladıysa beklemeyin, 112'yi arayın veya en yakın acil servise gidin:

  • Aniden başlayan, nedeni açıklanamayan nefes darlığı (en sık belirtidir)
  • Derin nefes alınca artan, batıcı tarzda göğüs ağrısı
  • Kanlı balgam veya kan tükürme
  • Hızlı ve düzensiz kalp atışı, çarpıntı
  • Baş dönmesi, fenalık hissi, bayılma
  • Soğuk terleme
  • Dudaklarda ve parmak uçlarında morarma

Acil serviste tanı genellikle BT anjiyografi ile konur. Kan sulandırıcı tedaviye ne kadar erken başlanırsa sonuç o kadar iyi olur. Bacağınızda pıhtı şüphesi varken bu belirtilerden birinin eklenmesi, "biraz dinleneyim geçer" denecek bir durum değildir.

Varisi olan herkesin riski aynı mı?

Hayır. Bazı durumlar varisteki pıhtılaşma riskini belirgin şekilde artırır. Hastalarıma özellikle şu dönemlerde dikkatli olmalarını söylüyorum:

  • Uzun yolculuklar: 4 saati aşan uçak, otobüs veya araba yolculukları (ABD Hastalık Kontrol Merkezi'nin seyahat ve pıhtı riski önerileri)
  • Ameliyat ve yatak istirahati: Özellikle ortopedik ameliyatlar ve uzun hastane yatışları
  • Gebelik ve doğum sonrası ilk haftalar
  • Östrojen içeren ilaçlar: Doğum kontrol hapları ve hormon tedavisi
  • Kanser ve kanser tedavisi
  • Daha önce pıhtı geçirmiş olmak veya ailede pıhtı öyküsü (trombofili)
  • Fazla kilo (vücut kitle indeksi 30'un üzerinde)
  • Sıcak havada sıvı kaybı: Yaz aylarında yeterince su içmemek kanı koyulaştırır

Bir başka önemli nokta da varis bulunmayan bir damarda yüzeysel tromboflebit gelişmesidir. Böyle bir durumda altta yatan nedenlerin değerlendirilmesi gerekebilir. Bu durumda altta yatan bir pıhtılaşma bozukluğu ya da başka bir hastalık açısından ek tetkik isteyebilirim.

Varis çorabı pıhtı atmasını engeller mi?

Doğru seçilmiş ve düzenli giyilen bir varis çorabı riski ciddi oranda azaltır, ama sıfırlamaz. Çorap, bacağa dışarıdan dereceli bir basınç uygular. Genişlemiş damarı biraz daraltır, kanın daha hızlı akmasını sağlar ve baldır kasının "pompa" etkisini destekler. Böylece göllenme ve şişlik azalır.

Çoğu hastada Sınıf 2 (23-32 mmHg) basınç yeterlidir, ancak doğru basıncı ve bedeni muayene sonrası belirlemek gerekir. Pratikte en çok gördüğüm hatalar şunlar: çorabı öğlen giymek, eczaneden ölçü almadan almak ve "sıktı" diye birkaç gün sonra bırakmak. Çorap sabah, bacaklar henüz şişmemişken, yataktan kalkar kalkmaz giyilmelidir.

Varis ameliyatı sonrası pıhtı riski var mı?

Her cerrahi işlemde olduğu gibi var, ama sanıldığından çok daha düşük. Lazer, radyofrekans ve yapıştırıcı (VenaSeal) gibi kapalı yöntemlerde derin ven trombozu sıklığı genellikle %1-3 aralığında bildirilir. Bunların çoğu ultrasonda rastlantısal olarak görülen, belirti vermeyen küçük pıhtılardır. Akciğer embolisi ise binde birin altında kalır.

Kliniğimizde işlemden önce her hastanın Caprini risk skorunu hesaplıyoruz. Riski yüksek olanlara işlem sonrası birkaç gün koruyucu dozda kan sulandırıcı iğne başlıyoruz. Pıhtı riskini azaltmak için erken hareketlenme de önemlidir. Hastalarımızın işlemden sonra mümkün olan en kısa sürede ayağa kalkıp yürümesini sağlıyoruz. Sonrasında nelere dikkat etmeniz gerektiğini varis ameliyatı sonrası uyulması gereken kurallar yazımda ayrıntılı anlattım.

İç varis pıhtı atar mı?

Evet, atabilir. Hatta iç varis bu açıdan daha sinsi olabilir. Dışarıdan görünen kabarık damar olmadığı için hasta da hekim de sorunu gözden kaçırabilir. Oysa cilt altında, özellikle büyük safen vende ciddi bir geri kaçış ve kan göllenmesi vardır.

Bu hastalar genellikle "bacağımda ağırlık var, akşamları şişiyor, sebepsiz ağrıyor" diye gelir. Doppler incelemesinde hem iç varisi hem de bazen beklenmedik bir pıhtıyı görürüz. Bacağınızda görünür bir varis olmasa bile bu şikâyetler sürüyorsa ultrason yaptırmanızı öneririm.

Varis pıhtı atarsa ne olur? Tedavi nasıl yapılır?

Tedavi, pıhtının nerede olduğuna ve ne kadar uzun olduğuna göre değişir. Güncel Avrupa Damar Cerrahisi Derneği (ESVS 2021) kılavuzu bu konuda oldukça net sınırlar çiziyor.

Yüzeysel tromboflebitte tedavi

  • Kısa ve sınırlı pıhtı (5 cm'den kısa, kasığa uzak): Genellikle kan sulandırıcıya gerek kalmaz. Ağrı ve iltihap için antiinflamatuvar ilaçlar, heparinli ya da antiinflamatuvar jel, varis çorabı ve bol yürüyüş yeterlidir.
  • 5 cm ve daha uzun pıhtı: Kılavuz, yaklaşık 45 gün koruyucu dozda kan sulandırıcı (fondaparinuks gibi) öneriyor. 3.000'den fazla hastanın katıldığı CALISTO çalışmasında bu tedavinin pıhtının derine geçmesini ve akciğer embolisini belirgin şekilde azalttığı gösterildi.
  • Kasık bileşkesine 3 cm'den yakın pıhtı: Derin ven trombozu gibi kabul edilir ve tam dozda kan sulandırıcı tedavi uygulanır.

Derin ven trombozunda tedavi

  • Kan sulandırıcı tedavi (zorunlu): Bugün çoğunlukla ağızdan alınan yeni nesil kan sulandırıcılar (rivaroksaban, apiksaban, edoksaban, dabigatran) kullanıyoruz. Varfarin de seçeneklerden biridir. Süre en az 3 aydır; nedene göre 6-12 aya veya ömür boyuna uzayabilir.
  • Kompresyon: Bacakta kalıcı şişlik ve ağrıyla seyreden post-trombotik sendromu önlemek için çorap kullanımı.
  • Seçili hastalarda ileri tedavi: Pıhtıyı eriten ilaçlar, EKOS ile pıhtı eritme veya mekanik trombektomi.

Pıhtı şüphesinde yapılmaması gerekenler

Bu bölümü, sık karşılaştığım yanlışlar nedeniyle ayrıca yazmak istedim:

  • Sertleşen damara masaj yapmayın. Ovalamak ya da sıkmak işe yaramaz, ağrıyı da artırır.
  • Sıcak su torbası veya çok sıcak kompres koymayın. Ilık kompres rahatlatabilir; ama aşırı sıcak ciltte yanığa ve iltihabın artmasına yol açabilir.
  • Yatağa girip hareketsiz kalmayın. Yürümek, baldır kasını çalıştırarak kanın akmasını sağlar. Dinlenirken bacağınızı yükseltin.
  • Elinizdeki ya da tanıdığınızdan aldığınız kan sulandırıcıyı kendi başınıza kullanmayın. Doz ve süre, ultrason bulgusuna göre belirlenmelidir.
  • "Nasılsa yüzeysel" diye ultrasonu ertelemeyin. Yukarıda anlattığım gibi, her 4 hastadan birinde derinde de pıhtı olabiliyor.

Ne zaman doktora, ne zaman acile başvurmalısınız?

Aynı gün veya en kısa sürede randevu alın

  • Varisli damarınız sertleştiyse, kızardıysa, ısındıysa veya ağrıyorsa
  • Bir bacağınızda yeni başlayan ve geçmeyen şişlik varsa
  • Varis tedavisinden sonra bacaktaki ağrı veya şişlik azalacağına artıyorsa

Hemen acile gidin veya 112'yi arayın

  • Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı veya kanlı öksürük
  • Bayılma, ciddi fenalık hissi veya şiddetli baş dönmesi
  • Bacakta aniden gelişen yaygın şişlik, morarma ya da soğukluk

Sık Sorulan Sorular

Hayır. Varisteki pıhtıların büyük kısmı yüzeysel damarda kalır ve uygun tedaviyle birkaç haftada geriler. Tehlikeli olan, pıhtının derin toplardamarlara uzanması ya da akciğere gitmesidir. Bunu ayırt etmenin yolu venöz Doppler ultrasondur.

Önceden yumuşak olan varisli damar birden sertleşir, üzeri kızarır, ısınır ve dokununca ağrır. Derin ven trombozu ise bazen sinsi seyreder; tek bacakta açıklanamayan şişlik ve baldırda gerginlik tek belirti olabilir. Şüphede Doppler ultrason gerekir.

Küçük ve sınırlı yüzeysel pıhtılar çoğu zaman 2-6 hafta içinde geriler. Ancak pıhtının boyu 5 cm'yi aşıyorsa veya kasığa ya da diz arkasına yakınsa kendi hâline bırakılmaz; kan sulandırıcı tedavi gerekebilir. Bu kararı ultrason bulgusuna göre hekim verir.

Varis çorabı riski azaltır ama sıfırlamaz. Daha önce pıhtı geçirmiş olmak, kanser, kalıtsal pıhtılaşma bozukluğu veya uzun süre hareketsiz kalmak gibi güçlü risk faktörleri varsa hekim ayrıca koruyucu ilaç önerebilir.

Lazer, radyofrekans ve yapıştırıcı gibi kapalı yöntemlerde derin ven trombozu genellikle %1-3 aralığında bildirilir; bunların çoğu küçük ve belirti vermeyen pıhtılardır. Akciğer embolisi riski binde birin altındadır. Erken yürümek riski en çok azaltan önlemdir.

Yapabilir. 4 saati aşan yolculuklarda koridor tarafında oturmak, saatte bir kalkıp yürümek, bol su içmek ve hekimin önerdiği basınçta varis çorabı giymek yeterlidir. Daha önce pıhtı geçirmiş kişiler yolculuktan önce hekimine danışmalıdır.

Evet, hatta yaptırmanız önerilir. İltihap tamamen geçtikten sonra (genellikle 4-6 hafta) varisli damar lazer, radyofrekans veya köpük yöntemiyle kapatılabilir. Böylece aynı damarda pıhtının tekrarlaması önlenir.

Sonuç: Ciddiye alın, ama panik yapmayın

Varisli damarda pıhtı gerçek bir risk; fakat doğru zamanda fark edildiğinde rahatlıkla yönetilebilen bir risk. Önemli olan, sertleşen ve kızaran bir damarı "geçer" diye birkaç hafta beklememek. Basit bir Doppler ultrasonla pıhtının yüzeyde mi kaldığını, derine mi ilerlediğini aynı gün öğrenebilir, tedaviye hemen başlayabilirsiniz.

Pıhtı geçtikten sonra da işiniz bitmiş sayılmaz. Pıhtıya zemin hazırlayan varisli damar yerinde durdukça aynı tablo tekrarlayabilir. Bu nedenle iyileşme döneminin ardından kalıcı tedaviyi mutlaka konuşmak gerekir.

Antalya'da varis ve pıhtı şüphesiyle ilgili değerlendirme için Prof. Dr. Hüseyin Okutan kliniğinde muayene ve Doppler ultrason yapılmaktadır. Randevu ve sorularınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Kaynaklar

  • Kakkos SK, Gohel M, Baekgaard N, et al. European Society for Vascular Surgery (ESVS) 2021 Clinical Practice Guidelines on the Management of Venous Thrombosis. Eur J Vasc Endovasc Surg. 2021;61(1):9-82. doi:10.1016/j.ejvs.2020.09.023
  • Decousus H, Quéré I, Presles E, et al. Superficial venous thrombosis and venous thromboembolism: a large, prospective epidemiologic study (POST). Ann Intern Med. 2010;152(4):218-224. doi:10.7326/0003-4819-152-4-201002160-00006
  • Decousus H, Prandoni P, Mismetti P, et al. Fondaparinux for the treatment of superficial-vein thrombosis in the legs (CALISTO). N Engl J Med. 2010;363(13):1222-1232. doi:10.1056/NEJMoa0912072

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; muayene ve tanının yerini tutmaz. Pıhtı şüphesinde mutlaka bir hekime başvurun.

Yazan: Prof. Dr. Hüseyin Okutan, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı · Son güncelleme:

Prof. Dr. Hüseyin Okutan - Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hüseyin Okutan

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı · Antalya

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 1990 yılında mezun oldu, kalp ve damar cerrahisi uzmanlığını 1999 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi'nde tamamladı. 2005 yılında doçent, 2010 yılında profesör unvanı aldı. 2012 yılından itibaren Medical Park Antalya'da kalp hastanesi direktörü ve kalp damar cerrahisi bölüm başkanı olarak görev yaptı. 2022 yılından bu yana kendi kliniğinde varis ve toplardamar hastalıkları, periferik damar hastalıkları ve yetişkin kalp cerrahisi alanlarında hasta kabul ediyor.

Fleboloji Derneği Türk Göğüs, Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği European Society for Cardiovascular Surgery

Özgeçmişi İncele Randevu Al